Şanslı

Hastaneden çıkarken adımlarım önce koridorda, sonra da kaldırımda yankılanıyor; tıpkı adaleti mühürleyen bir hakimin tokmağı gibi. Saçlarım darmadağın. Sınır boyundaki o mezarlığın pisliğine bulanmış halde. Bedenim ise kızıl çamur tabakasıyla kaplı. Tıpkı bir savaş boyası gibi toprak ve dökülmüş kan...

Giriş yapın ve okumaya devam edin