Bölüm 241

Onun kahkahası kırık ve keskindi; sanki cam porseleni kazıyordu. Ne sıcaklık vardı ne de bir sebep. Sadece, sınırının çok ötesine itilmiş bir deliliğin çıplak sesi. O an anladım: Karşımda duran kadın artık kıskanç bir rakip değildi; takıntının yiyip bitirdiği, kudurmuş bir canavardı.

Bu kez pençele...

Giriş yapın ve okumaya devam edin