Bölüm47

Hemen gitmedi.

Gideceğini sanmıştım. Ama küçük salonumun ortasında, kolları iki yanında, öylece durdu. Bildiğim o sırayı çalıştırıyordu: çenesindeki hafif kasılma, içten bir sıfırlama, sonra yeniden toparlanma. Kendini yeniden derliyordu.

Tekrar konuştuğunda sesi yine o kusursuz netliğine kavuşmuş...

Giriş yapın ve okumaya devam edin