Bölüm 4 Hanım Şikayet Ediyor
"Ne düğünü? Biz ayrıldık."
Jessica yine sessizliğe büründü. Serena onun üstüne gitmedi, kahvaltısını etmeye devam etti. Aniden telefondan şiddetli bir çarpma sesi duyuldu.
Jessica elini masaya vurmuştu. "Helal olsun sana! Serena, sen koskoca Rothwell ailesinin prensesisin, Chase ile birlikte olduktan sonra ne hâle geldiğine bir bak! Her gün ona yulaf ezmesi yapmak için şafak sökmeden kalkıyorsun. Midesi rahatsız olsa bile dışarıdan yemek söyleyebilirdi. Bunun için kendini bu kadar paralayacak ne vardı?"
Haklı bir öfkeyle sesi yükseldi. "Sana yemin ederim, ne zamandır bu duruma gıcık oluyordum. Chase de kim oluyor Allah aşkına? Sıfırdan geldiğini unuttu mu? Onunla iş kurmak için mirasından vazgeçmeseydin, onu en başından beri destekleyip başlangıç sermayesini bile önüne sermeseydin, buralara bu kadar çabuk gelebilir miydi?"
Jessica hızını alamamıştı. "Vay be, demek şimdi parayı bulunca seni gözü görmez oldu ha? Ayrıl gitsin! Sakın evlenme onunla! Bırak pişmanlıktan sürünsün!"
Jessica nihayet nefes almak için duraksadığında Serena, "Yani bana yardım edecek misin, etmeyecek misin?" diye sordu.
"Yardım etmek mi? Hem de nasıl edeceğim! Chasey Group şu an büyüme evresinde, o hisseleri iyi bir fiyata elden çıkarabilirsin. Döndüğümde değerlemeyi yapmana yardım ederim. Ama şöyle bir sorun var: Öyle kafana estiği gibi satamazsın. Chase en büyük ikinci hissedar, değil mi? Hisselerini nakde çevirebilmen için öncelikli alım hakkı içerideki hissedarlarındır. Yani satabilmek için Chase'in onayına ihtiyacın var."
Serena sessizleşti. Chase'in şu anki servetiyle onun hisselerini devralması hiç de zor olmazdı. Ama neden o pisliğe böyle bir kıyak yapsındı ki?
"İki gün sonra dönüyorum. O zamana kadar bu işi hallet."
"Anlaşıldı!"
Telefonu kapattıktan sonra Serena kendini bir çıkmazın içinde buldu. Chase'i hisselerini satmasına izin vermeye ikna etmek imkânsızdı. Başka bir yol bulmalıydı.
Bir an düşündükten sonra giyinip arabayla Chasey Group'a gitti. Yol boyunca Chase'i imzaya ikna etmenin yollarını düşündü. Ancak pazarlama departmanına adım atar atmaz, Brielle'in astlarını azarladığını gördü.
"Bayan Rothwell'in size daha önce ne söylediği umurumda değil. Artık bu projenin başında ben varım; hepiniz elinizdeki diğer her şeyi bırakıp bu işi ilerletmeme yardım edeceksiniz."
Brielle etrafındakilere emirler yağdırıyor, taslakları ve verileri gözden geçirmelerini emrediyordu. Bazıları mesleki görüşlerini dile getirmeye yeltendiğinde ise onları hiç dinlemeden tersleyip susturuyordu. Ekibin canı açıkça sıkkındı.
Emirlerini sıraladıktan sonra Brielle, çalışanların hâlâ öylece dikildiğini fark edince yüzü karardı. "Neden hepiniz öylece dikiliyorsunuz? İşi benim yapmamı mı bekliyorsunuz?"
Kimse cevap vermedi. Ardından Serena'nın gülüşü duyuldu. "Bu ne tavır böyle, Bayan Monroe."
Herkes dönüp Serena'ya baktı. Birkaç ekip lideri hemen yanına koşup dert yanmaya başladı. "Bayan Rothwell, çok şükür geldiniz! Bayan Monroe taslağı değiştirmemizi istiyor ama onun istediği şekliyle hiçbir işe yaramaz."
"Evet Bayan Rothwell, sırf ona yardım edelim diye ekibimize diğer tüm projeleri bir kenara bıraktırıyor. Bu büyük sorunlara yol açacak, üstelik henüz o aşamada bile değiliz."
Bir kişi şikayet etmeye başlayınca diğerleri de ona katıldı. Ortam kısa sürede kaosa dönüştü.
Brielle'in yüzü utançtan kızardı. Grubu azarlamaya çalıştı ama artık kimse onu dinlemiyordu.
Serena eliyle sessizlik işareti yapınca odadakiler yavaş yavaş sakinleşti. Brielle'e sakince gülümsedi. "Bayan Monroe, projenizi nasıl isterseniz öyle yürütebilirsiniz, buna hiçbir itirazım yok. Ancak herkesin kendi işini gücünü bırakıp size yardım etmesini isterseniz bütün pazarlama departmanı çöker. Bunun farkındasınız, değil mi?"
Brielle bozulmuştu ama Chase ortalarda olmadığı için rol yapmayı bıraktı. "Bu Bay Whitmore'un kararı. Bay Whitmore'un kararını mı sorguluyorsunuz?"
Serena gülümsemeye devam etti. "Bay Whitmore'un ne talimat verdiğini bilmiyorum, işleri nasıl yürütmek istediğiniz de umurumda değil. Ama benim departmanımda patronluk taslamayı bırakın. Çıkın dışarı!"
Bu ani çıkışı herkesi irkiltti. Serena'nın pazarlama departmanını kurmasından bu yana geçen beş yıl içinde, çoğu kişi onun öfkelendiğini hiç görmemişti. Her zaman sakin ve uyumlu biriydi.
Brielle, dışarıdan kolay lokma gibi görünen bu nazik kadının kendisini herkesin içinde küçük düşürmesini hiç beklememişti. Ağlayarak oradan uzaklaştı ama giderayak tehdit savurmayı da ihmal etmedi: "Bunun bedelini ödeyeceksin!"
Serena hiç oralı olmayarak küçümser bir tavırla burun kıvırdı. Departman çalışanları Serena'nın bu tepkisine ne diyeceklerini bilemedikleri için sessiz kaldılar.
Serena çalışanlara dönerken ses tonu yumuşamıştı. "Herkes işinin başına dönsün."
Kalabalık dağıldı, Serena da ofisine döndü. Asistanı Megan Wilson endişeli bir ifadeyle peşinden içeri girdi. "Bayan Rothwell, iyi misiniz?"
Serena gülümsedi. "Neden olmayayım ki?"
Megan tereddüt etti. Şirkette Bay Whitmore'un Brielle'in projesiyle yakından ilgilendiği ve ona çok iyi davrandığına dair söylentiler dolaşıyordu. Hatta bazıları Brielle'in Chase'in yeni gözdesi olduğunu söylüyordu.
Chasey Group'u Serena ve Chase birlikte kurmuştu. Yıllardır birlikteydiler ve evlenmek üzereydiler ama şimdi Chase'in hayatında başka bir kadın vardı. Bazıları Chase'in arkasından pislik herif diye konuşuyordu. Kimileri Brielle'e utanmaz bir yuva yıkan diyordu. Kimileri ise sadece Serena'nın düşüşünü izlemek için pusuda bekliyordu.
Megan patronu için üzülüyordu. Biraz düşündükten sonra ona bir tavsiyede bulundu. "Şu Brielle gerçekten sinir bozucu; hiçbir becerisi olmadığı halde burnu havada dolaşıyor. Bayan Rothwell, onu görmezden gelin. Böyle birinin canınızı sıkmasına izin vermeyin."
Serena'nın gülümsemesine buruk bir hüzün karıştı. "Chase onu koruyup kolladığına göre, onunla zıtlaşmanın bana bir faydası olmayacağını söylemeye çalışıyorsun, değil mi?"
Megan sessiz kaldı. Durum tam olarak buydu; Chase yeni oyuncağına kapılmıştı, bu yüzden o kadınla çatışmak Serena'ya hiçbir fayda sağlamayacaktı.
Serena kendine çay doldurup yavaşça yudumladı. "Brielle muhtemelen şu an beni şikayet etmek için koşa koşa Chase'e gidiyordur. Sence o ne yapacak?"
"Bay Whitmore'un ne yapacağını bilmiyorum ama Brielle'i kesinlikle teselli edeceğini tahmin edebiliyorum. Asıl mesele, onun yüzünden size yüklenip yüklenmeyeceği."
Serena hiçbir şey söylemedi. Ona yüklenmek mi? Bu yine ucuz atlatmak olurdu. Ne de olsa, yeni bir sevgili bulan hangi adam eskisine merhamet gösterirdi ki?
