Bölüm 165

Fiona’nın Bakış Açısı

Büyük Kafkas Dağları’ndan gelen rüzgâr hâlâ bıçak gibi kesiyordu, ama bu kez artık korkmuyordum.

Yıllar önceki o buz mağarasının önünde tek başıma duruyordum. Ayaklarım, demir gibi sertleşmiş donmuş toprağa saplanmıştı.

Alexander’ın kurt ruhunu mühürleyen ruh taşı hâlâ orada...

Giriş yapın ve okumaya devam edin