bölüm 32

Zaman, o daracık yerde anlamını yitirmişti. Dakikalar saat gibi geçiyor, her saniye boğucu karanlığın içinde sonsuzluğa uzuyordu.

Boğazım bağırmaktan yara olmuştu, yumruklarım da o inatçı kapıya vurmaktan mosmordu.

Duvara yaslanıp çöktüm; bacaklarım sonunda pes etti.

Maç çoktan başlamış olmalıydı...

Giriş yapın ve okumaya devam edin