Bölüm 132

Sebastian

Fıskiyeli meydan neredeyse bomboştu artık; bir ben kalmıştım, bir de birbirine dolanmış âşıkları gösteren o gülünç mermer heykel. Soğuk taş bankta tek başıma oturuyordum, dudaklarımın kenarında yanmamış bir sigara. Alışveriş poşetleriyle son kalanlar telaşla geçip gidiyor, yüzlerinde acel...

Giriş yapın ve okumaya devam edin